Farklı Alanları Keşfetmeye Yönelik Girişimlerim

809 words · 4 min read

İngilizce’de “serendipity” diye bir kelime vardır. Bunun Türkçe karşılığının “tevafuk” olduğunu düşünüyorum. Yani iki şeyin, tam doğru zamanda birbirine rastgelmesi. “Tesadüf“ün özel bir durumu.

Hayatım boyunca, kendi isteğimle, hep farklı, yeni alanlara girmeyi tercih ettim. Bir alanda, alışmış olmak, başka bir alana geçmeme engel olmadı. Fizikten, endüstri mühendisliğine, buradan işletmeciliğe, buradan programcılığa girdim. Programcılık mesleğinin içinde, çok sayıda yöntemler ve teknolojiler arasında dolaştım. Sonra sistem dinamiği, fizyoloji ve yazılım disiplinlerinin kesişiminde olan bir yüksek lisans tez çalışması yaptım. Buradan, yeniden girişimciliğe geri döndüm. Şimdi sosyal pazarlama ve satış gibi alanlarda kendimi eğitmeye çalışıyorum.

Bütün bu işleri yaparken, hayatımı olabildiğince renkli geçirmeye çalıştım. Yanlış anlaşılmasın, insanlara hava atmak, popüler olmak için kullanmıyorum, renklilik kavramını. Kendim için renkli olmasına çalıştım. Mesela, benim için edebiyat, hayatıma renk katan en önemli şeylerden biridir. Bu yüzden ÖSS’ye hazırlandığım lise sonda bile, onlarca roman ve öykü kitabı okumuşumdur. Üniversitede Risale-i Nur’un zengin fikir dünyasına giriş yaptım. Son iki senedir ise, özellikle sosyal bilimler ve sistem bilimleriyle ilgili okumalar yapıyorum. Bu tür renklerin hayatım boyunca çok faydalarını gördüm.

İnsanın hayatına çeşitli renkler katmasının, ona hayatını yaşarken sayısız yeni fırsatlar olarak geri döndüğünü düşünüyorum. Mesela, üniversitede yaptığım okumalar, beni teknoloji alanında girişimciliğe itmişti. İlk kurduğumuz iş başarılı olmadı, ama o girişim olmasaydı, şu an programcı da olamayacaktım. Programcılık yaparken, çok sayıda teknolojiyi ve yöntemi öğrenmeye çalıştım. Bunu yapmam hiç kolay olmadı. Yeni bir teknolojiyi veya yöntemi öğrenmek, çok zorluklarla dolu bir iştir. Her seferinde, başka bir şeylerden fedakarlık yapmam gerekti. Bazen normal işlerimi aksatmam gerekti. Eğer öğrendiğim yeni bilgiler, beni daha üretken kılmasaydı, çok büyük fiyaskolarla karşılaşabilirdim. Belki işimi kaybedebilirdim veya bu kadar olmasa da, müdürlerim bana kızabilir, bana verdikleri özgürlükleri kısıtlayabilir ve bu nedenle öğrenme deneyimim aksayabilirdi.

**Her bir yeni teknolojiye geçiş, yeni bir girişim riskidir. **Her seferinde, bir yerde acemi bir şekilde başlarsınız. Verimli bir şekilde çalışmaya başlayıncaya kadar zaman geçer. Bu sürede, yeni alanla ilgili kafanızda çok karmaşık ve kesif bir resim bulunur. Ancak alıştıktça ve kavramlar oturmaya başladıkça, resim netleşir ve bilgiler bir yapı içine oturur.

Bütün bu farklı girişimlerimden şunu görüyorum: **Bir kısmından bir fayda sağlayamadıysam da, çoğu bir yerde harcadığım emekten çok daha fazlasını bana kazandırmış. **Mesela, gereksinim analiziyle ilgili Oytek’te ciddi bir sorun yaşıyorduk. Bu konudaki önemli kitapların çoğunu taradım ve okudum. Bunlardan çıkardığım dersleri toparladım ve projede uygulayacağımız analiz yöntemini çıkarttım. Bunları özet olarak müdürlerime anlattım, onlar da sağolsunlar bana güvendiler, beni bu işle ilgili yetkilendirdiler ve bana yardımcı olacak iki analist verdiler. Onlarla beraber kısa sürede çok sayıda modülün, kapsamlı gereksinim analizlerini çıkarttık. Ben bu çalışmaya başladıktan iki ay gibi kısa bir süre sonra ayrıldım; fakat bu arada gereksinim analiziyle ilgili izlenecek yöntemin ne olduğu, ekibin kafasında netleşmişti. Oytek’ten ayrıldıktan sonra çalıştığım danışmanlık işlerinde, yüksek lisans tezimin yazılımını geliştirmede ve yeni yazılım geliştirme projelerimde, o sırada edindiğim gereksinim analizi becerisinin hep faydasını gördüm. Emniyet ve TÜİK gibi birçok büyük kuruma da bu yöntemi gösterdim. Onlar da bu yöntemden çok yararlandılar. Bütün bu fayda üreten çalışmaların hepsinin başlangıcı, Oytek’te gözlemlediğim bir sorundan dolayı, ihtiyacı hissedip, inisiyatif almamdı.

Şimdi doğrudan işlerimle hiç ilgisi olmadığı halde, sosyal bilimlerle ilgili kitaplar okuyorum. En son, Joseph Novak’ın anlamlı öğrenme teorisi, Thomas Kuhn’un bilim felsefesi, Erich Fromm’un sevgi psikolojisi, Carl Jung’un benlik psikolojisi, Alfred Bandura’nın ve Philip Zimbardo’nun sosyal psikolojiyle ilgili eserlerini okudum. Bunların hepsi, dünya görüşümü temelden yeniden inşa etmeme yardımcı oluyor. Mevcut bilgilerimi farklı perspektiflerden tekrar değerlendiriyorum ve yeni bilgilerle yeniden yapılandırıyorum. Bu kitapların, bana çok faydalar sağlayacağına inanıyorum. Mesela, Novak’ın eseri sayesinde, bilgilerimi anlamlandıran kavram haritaları üretiyorum. Kuhn’un eseri sayesinde, bir bilginin ne kadar geçerli olduğuna, daha iyi karar verebiliyorum. Fromm’un eseri sayesinde, hayatıma değer katan varlıklarla daha anlamlı bağlantılar kuruyorum.

**Bir kitabı okumak için, bir defa zaman harcıyorum. Ama bu kitaptan hayatım boyunca fayda ediniyorum. **Ayrıca edindiğim faydalar sadece kendimle de sınırlı kalmıyor. Bunları her fırsatta başkalarına da aktarıyorum; olabildiğince faydanın büyümesine çalışıyorum. Bütün bunları yapmak bana büyük mutluluk veriyor. Hayatıma anlam katıyor. Resulullah’ın “insanların en hayırlısı onlara en çok hizmet edendir” ve **“birbirinizi sevmedikçe gerçek mümin olamazsınız” **ilkelerini kendime rehber ediniyorum. Bütün bu hayırların, Allah’tan geldiğine inanıyorum. Onları bana öğreten de, bana insanlara hizmet etme isteği veren de, bir hayır yapınca bunun mutluluğunu bana yaşatanın da Rahim ve Alim olan Rabbim olduğuna inanıyorum. Bunu görmek, Ona olan güvenimi ve sevgimi de artırıyor. Bu da, tüm bu fiillerin Rabbimi memnun eden güzel ibadetler olduğunu düşünmemi sağlıyor.

[pullquote]İnsanların en hayırlısı onlara en çok hizmet edendir. Hadis[/pullquote]

Yani sonuç olarak, girişimcilik, kainatta her an meydana gelen, inanılmaz üretkenliği kendi nefsimde deneyimlememi sağladığı için, girişimciliği seviyorum. Girişimcilik, yalnızca iş kurmak değildir. Bir insanın, yeni bir sanat öğrenmesi, yeni bir yere gitmesi, yeni bir insanla bağlantı kurması, bunların hepsi birer girişim sayılabilir. Önemli olan, her ne olursa olsun, iyi niyetle, iyi bir yöntemle, düşünerek akıllıca yapılması.

Farklı alanlarla ilgilenmek konusunda sizin de paylaşmak istediğiniz deneyimleriniz var mı? Mevcut yaptığınız faaliyetlerin dışında, ticari, sosyal veya akademik farklı alanlara girişimleriniz oldu mu? Öykülerinizi bizimle paylaşın lütfen…

 Blog    16 Jun, 2011

Copyright © Mert Nuhoglu 2011

Mert Nuhoglu is a Trabzon-born programmer and data scientist.

You may also like...